21 Mayıs 2013 Salı

Süper Babaanne, Olur muyum?

Dünyada bazı anneler gerçekten süper kadın. Sabah çocuğunu hazırlayıp okula bırakıyor, işyerine gidiyor. Tüm gün çalıştıktan sonra okuldan çıkan çocuğunu alıp parka götürüyor, belki markete uğruyor. Akşamında elleriyle hazırladığı yemeği yiyorlar ailecek. Çocuğun ödevlerine yardım ediyor, belki banyo yaptırıyor. Sonra yatırıyor ve kendine kalan zamanda evi, mutfağı toparlayıp belki ertesi günün yemeğini hazırlayıp ya da ütü yapıp dizi izliyor. Eşiyle muhabbet ediyor, her akşam güzel resimlerle süslediği blog yazısını hazırlıyor. Gün içinde twitter ve facebook ile güncel medyayı takip ettiği yetmiyormuş gibi gece yatmadan önce de vakit ayırıyor. Sonra saç, cilt bakımını yapıp yatıyor ve sabaha zinde bir şekilde neşeli olarak başlıyor. Hatta bazısının iki veya üç çocuğu var ve tempo aynen devam ediyor. Herşey tıkır tıkır işliyor.


Bunların onda birini bile yapamayan bir anne olarak kıskançlığımı belirtmeliyim. Değil hergün blog yazmayı, bloğa yazacak konuyu düşünmeye bile fırsatım olmuyor bazen. Akşamları tek lüksüm oğlum uyuduktan sonra çay içip dizi (Muhteşem Yüzyıl ve arada bir Yalan Dünya) veya film izlemek. Gündüzleri, henüz tam zamanlı okula başlamamış oğlum, benden on dakika ayrı kalabilirse, ne mutlu bana. Zaten o yanımdayken değil blog yazmak, bilgisayarı açıp ailemle skype üzerinden bile konuşamıyorum.


Aklıma takılan bu her işini kendi yapan mükemmel anneler, günde kaç saat uykuyla mutlu olabiliyorlar? Uyku mu yetmiyor bana... Ya da acaba iş yerinde patrondan gizli mi blog yazıyorlar? İş yerim evim olunca, patron ben oluyorum zaten... Yoksa hergün birileri evi çekip çeviriyor mu arkalarından? Temizlikçilerle anlaşsam iyi olacak... Bana bir itirafta bulunun lütfen! Şu da eksik kaldı, yapamıyorum deyin. Ben de oh be diyeyim :)

Hiç yorum yok: